• 27 Kasım 2025

ÇEVRE ŞEHİR VE İKLİM DERGİSİNİN 7. SAYISI DÖNGÜSEL EKONOMİ YAYIMLANDI

2022 yılından bu yana yayımlanan Çevre, Şehir ve İklim dergisi, yayın çalışmalarına istikrarla devam ediyor. Bakanlığımız bilimsel yayıncılık yaparak bilginin aracısı olmanın yanı sıra bilgi üretiminin de lokomotifi olma misyonu üstleniyor.

Bu kapsamda dergimizin 7. Sayı konusu “Döngüsel Ekonomi” olarak belirlenmiştir. Yeşil kalkınma ve dijital dönüşümle birlikte üç kritik alanı oluşturan döngüsel ekonomi, bu sayıda dokuz makalede ele alınmıştır. Farklı alanlardan yazarların farklı bakış açılarıyla hazırladıkları makalelerin bilim dünyasına katkı sağlamasını dileriz.

Sayın Bakanımız Murat Kurum’un 7. Sayı Takdimi

Dünya üzerindeki tahribatın yaşamı tehdit edecek boyutlara ulaşmasının arkasındaki en büyük nedenlerden biri hiç şüphesiz kaynakların sınırsız olduğu yanılgısıdır.

Bu yanılgının dayandığı zihin dünyası ve onun bir sonucu olan “al-kullan-at” anlayışına dayanan lineer ekonomi modeli; ekosistem krizini, iklim değişikliğini ve çevresel bozulmayı derinleştirmiş ve bu sorunları küresel bir boyuta taşımıştır.

Bütün bu sorunlara karşı etkili çözüm arayışları ekoloji, ekonomi ve toplum arasındaki ilişkilerin yeniden düzenlenmesini esas alan döngüsel ekonomi modelinin bir seçenek olarak kabul edilmesini zorunlu kılmıştır.

Aynı zamanda bir paradigma değişimi olarak da nitelendirilen döngüsel ekonomi modeli; kaynakların daha uzun süre ekonomik sistemde tutulduğu, atıkların kaynağında önlendiği, yeniden kullanım, geri dönüşüm, onarım ve yeniden üretim gibi yaklaşımların sürdürülebilirlik kavramına entegre edildiği yeni nesil bir üretim ve tüketim modeli olarak tanımlanmaktadır.

Ekonomik büyümeyi, doğal kaynak kullanımı ve çevresel bozulma ile doğrudan ilişkilendiren eski modellerin yerine, kapsayıcı, verimli ve etkin bir kalkınma vizyonu ile ortaya koyan döngüsel ekonomi modeli, düşük karbon ekonomisine geçişi de sağlamaktadır.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre; dünya genelinde yılda yaklaşık 100 milyar ton hammadde tüketildiği ve bunun yalnızca yüzde 7,2’sinin ekonomiye geri kazandırılabildiği gerçeği bu modelin ne kadar gerekli ve zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Yine BM tarafından geliştirilen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKA) ile doğrudan ilişkili olan bu model, sürdürülebilir istihdam, yeşil inovasyon ve kaynak güvenliği açısından kritik bir önem taşımaktadır. Bununla beraber 2030 yılına kadar küresel ölçekte 4,5 trilyon dolarlık ekonomik kazanç sağlama potansiyelini barındırmaktadır. Bu bağlamda döngüsel ekonomi, yalnızca bir çevre politikası değil; aynı zamanda kaynak güvenliği, ekonomik verimlilik ve iklim hedeflerine ulaşmak için kritik bir araç olarak görülmeli, buna uygun politikalar geliştirilmelidir.

Döngüsel ekonomi; enerji ve hammadde ithalatına bağımlılık, hızlı kentleşme sonucunda oluşan atıkların oransal artışı, bazı atıklarda düşük geri kazanım oranları ve kaynak verimliliği sorunları nedeniyle stratejik bir dönüşüm alanı olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’de yılda yaklaşık 35 milyon ton belediye atığı oluşmaktadır.

Sanayi sektöründe ise hammadde yoğunluğunun artmasına bağlı olarak yılda 550 milyon tonun üzerinde malzeme tüketimi gerçekleşmektedir. Yine Türkiye’nin 2030 yılına kadar 20 milyar dolar tasarruf potansiyeline sahip olduğu ve yine bu dönüşümle 700 binin üzerinde yeşil istihdam oluşturulabileceği göz önünde bulundurulduğunda döngüsel ekonomi uygulamalarının ne kadar gerekli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Özellikle Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı ve Paris İklim Anlaşması gibi küresel gelişmeler, başta sanayi olmak üzere bütün sektörlerde döngüsel ekonomi temelli bir politika geliştirilmesini zorunlu kılmıştır.

Bu çerçevede ülkemizde çevresel sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik politikalar hayata geçirilmekte, döngüsel ekonomi yaklaşımı gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası gelişmeler kapsamında stratejik bir öncelik olarak benimsenmektedir.

Türkiye hem çevresel hem de ekonomik anlamda daha dirençli ve rekabetçi olmak için bu modele geçiş sürecine ilişkin son yıllarda oldukça önemli adımlar atmıştır.

Bu kapsamda;

  • Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi ilan edilmiştir. İklim değişikliğiyle mücadele ve uyum konusunda son derece önemli bir adım olan Paris İklim Anlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmıştır.

  • Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde döngüsel ekonomi başlığı öncelikli alanlardan biri olarak değerlendirilmiştir. Avrupa Yeşil Mutabakatının dış ticaret etkileri göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilmesi ihracat kabiliyetini doğrudan etkileyecektir.

  • Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde, atıkların kaynağında ayrıştırılması ve ekonomiye yeniden kazandırılmasını esas alan Sıfır Atık Projesi geliştirilmiş ve bir dünya markası haline gelmiştir. 2022 yılında BM Genel Kurulu kararıyla 30 Mart günü Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak kabul edilmiştir. Sekizinci yılını geride bırakan bu hareketle Türkiye genelinde geri kazanım oranı yüzde 36.08’e ulaşmıştır. Yaklaşık 60 milyon ton geri kazanılabilir atık işlenerek 256 milyar TL ekonomiye kazandırılmıştır. 2.6 milyar kilovat enerji ve 819 milyon metreküp su tasarrufu sağlanmıştır.

  • 2023-2025 Orta Vadeli Program ve 11. ve 12. kalkınma planlarında döngüsel ekonomi ve dijital dönüşüm kavramları, kaynak verimliliği ve sanayi dönüşümü ile ilişkilendirilmiştir.

  • 2035 vizyonuyla hazırlanan Atıkların Ekonomiye Kazandırılması Eylem Planı ile ve Ulusal Atık Yönetimi Stratejisi (2025-2035) birer uygulama aracı olarak geliştirilmiştir. Bu kapsamda sürdürülebilir ve yaşanabilir çevre için güçlü adımlar atılmakta, döngüsel ekonomi ve sıfır atık ilkeleriyle atık yönetimi stratejileri geliştirilmektedir. Plan ile 2035’e kadar atık türleri için atık işleme yöntemlerini bölgesel bazda belirleyerek gerekli tesis kapasitesi ve yatırımlar planlanmıştır. Plan, ülkemizin atık yönetiminde uluslararası standartlarla uyumlu, sürdürülebilir ve güçlü bir gelecek inşa etmenin temelini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda atık yönetimi ve döngüsel ekonomi prensiplerini içeren Sıfır Atık vizyonu ile uyumlu Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası yayımlanmıştır.

  • İlk kez 2022 yılında pilot ilçe olarak Kızılcahamam’da, 2025 yılı şubat ayında pilot il olarak Sakarya’da başlatılan ve Döngüsel Ekonomi Modeli için etkin bir mekanizma olan Depozito Yönetim Sistemi’nin 7 bölgemizde yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Çevre kirliliğini önleyecek, denizlerdeki plastik atık miktarını azaltacak ve kayıt dışı üretimi engelleyecek bu sistem sayesinde yıllık 25 milyar atık şişenin toplanarak 500 milyon avro kazanç sağlanması hedeflenmektedir.

  • İklim değişikliği ile mücadele ve uyum kapsamında İklim Değişikliği Azaltım Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2030) ile İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2030) hazırlanmıştır.

  • İklim değişikliği ile mücadele, karbon yutak alanlarının geliştirilmesi, çölleşme ve arazi tahribatına karşı Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı (2024-2030) hazırlanmıştır.

  • Şehirlerimizde kentsel ısı adalarının etkisini azaltmak için millet bahçeleri kurulmuştur. Güncel verilere göre 81 ilimizde 77 milyon 355 bin 804 metrekare alanda 534 millet bahçesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Türkiye genelinde 34 milyon 783 bin metrekare 292 millet bahçesi tamamlanış, 42 milyon 572 bin metrekare alanda 242 millet bahçesinin yapımı sürmektedir.

  • Üretimde kirletmemeyi esas alan sıfır atık sanayi siteleri, sanayide yeşil dönüşüm, doğa dostu akıllı şehir uygulamaları, bisiklet yolları, ekolojik koridorlar, kent meydanları, sayısı her geçen gün artan korunan alanlar ile döngüsel ekonomiye ilişkin gerekli çalışmalar sürdürülmektedir.

  • Döngüsel ekonomi hedeflerine yasal güvence kazandıran Türkiye’nin ilk İklim Kanunu Gazi Meclis’imiz tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla ve kanuna bağlı olarak hazırlanacak mevzuat çerçevesinde Emisyon Ticaret Sistemi’ne (ETS) geçilecek, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), Türkiye Yeşil Taksonomisi, Yerel İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu gibi yeni mekanizmalar kurulacaktır.

  • Bakanlığımız tarafından hazırlıkları tamamlanan Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi Eylem Planı (2025-2028) yürürlüğe girmiştir. Kamu ve özel sektör iş birliği ile hazırlanan Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı ekotasarım, yenilikçilik ve yatırım odaklı, bütüncül bir anlayışla döngüsel ve yeşil bir ekonomiye geçişin hızlandırılmasını sağlayacaktır. Ayrıca eylem planı ile sektörler için teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi, Sıfır Atık ve endüstriyel simbiyoz uygulamalarının ülke geneline yaygınlaştırılması sağlanacak.

11 ilimizi etkileyen ve Asrın Felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat Depremleri kapsamında yürütülen faaliyetler de döngüsel ekonomi ile doğrudan ve dolaylı olarak yürütülen çalışmalar arasındadır. Deprem bölgesinde 2025 yılının ekim ayı itibariyle 11 ilde 304 bini aşkın konut ve işyeri tamamlanmış, yıl sonuna kadar toplamda 453 bin konut ve işyeri hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edilecektir. Asrın İnşası ile dünya şehircilik literatürüne adını yazdıran bu çok boyutlu şehircilik modelinde gerek yıkım gerekse de inşa sürecinde döngüsel ekonominin kurallarına uygun faaliyetler yürütümektedir. İnşa sürecinin bütün aşamalarında iklim dirençli, sıfır atık uyumlu ve çevre dostu bir yaklaşım sergilenmektedir. Yine depremin ilk anlarından itibaren yıkıntı atıklarının yönetimi ile ilgili çok kapsamlı faaliyetler yürütülmüştür. Yıkıntı atıklarının değerlendirilmesi ve ekonomiye kazandırılmasının yanı sıra Kahramanmaraş ve Hatay’da iki önemli geri dönüşüm tesisi kurulmuştur. BM Kalkınma Programı Türkiye Temsilciliği aracılığıyla Japonya tarafından sağlanan 4.8 milyon dolar hibe ile mobil kırıcı üniteler kurularak yıkıntı atıkları; beton üretimi, yol, otopark, kaldırım, yürüyüş yolları, drenaj çalışmalarında dolgu malzemesi olarak kullanılmaktadır. Aynı anlayışla Türkiye’nin Her Yerinde Kentsel Dönüşüm politikalarımızla bir yandan yeni konutlar inşa ediyor, diğer yandan kentsel dönüşüm uygulamaları ile ortaya çıkan yıkıntı atıklarını ekonomiye geri kazandırmak amacıyla ihtiyaçlara uygun mevzuat düzenlemeleri yapıyoruz. Bu bağlamda Çevre, Şehir ve İklim dergimizin bu sayısında Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi ve Yeşil Kalkınma Vizyonunun en önemli bileşenlerinden biri olan döngüsel ekonomi konusunun tüm boyutlarıyla ve bilimsel bir yaklaşımla ele alınması, politikalarımız ve uygulamalarımız açısından önem taşımaktadır.

Döngüsel ekonominin temel ilkelerini, uygulama alanlarını ve Türkiye Yüzyılı’nda sürdürülebilir kalkınmanın yerini kapsamlı bir bakışla analiz eden bu sayıda hedefimiz, bu dönüşüm sürecine katkı sağlayacak bilimsel bir zemin hazırlamaktır; karar alıcılara, yatırımcılara ve akademik camiaya yol gösterici bir kaynak sunmaktır.

Bilim dünyasına, kamuya ve özel sektöre katkı sunması dileğiyle…

Murat KURUM
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı