• 20 Şubat 2026

ÇEVRE, ŞEHİR VE İKLİM DERGİSİNİN 8. SAYISI YAYIMLANDI

Çevre, Şehir ve İklim dergisinin "Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi" dosya konulu 8. sayısı Bakanlığımız birimlerinden Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü iş birliğinde hazırlandı. Bu sayı, coğrafi bilgi sistemlerini farklı boyutlarıyla ele alan akademik çalışmaları bir araya getirerek; Bakanlığımızın veri temelli yönetim anlayışını, ulusal mekânsal veri altyapısına ilişkin kuramsal tartışmalarla buluşturmayı amaçlamaktadır. Sayıda yer alan çalışmalar, coğrafi bilginin yalnızca teknik bir veri seti değil; şehircilik, çevre yönetimi, kültürel mirasın korunması ve afet risklerinin azaltılması gibi alanlarda politika üretimini ve uygulamayı yönlendiren stratejik bir araç olduğunu ortaya koymaktadır.
Yeni sayımızın bilim dünyasına katkı sağlamasını dileriz.

Sayın Bakanımız Murat Kurum’un Takdimi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak; şehirlerimizi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha güvenli kılmak amacıyla çevre yönetiminden iklim diplomasisine, şehir planlamadan kentsel dönüşüm uygulamalarına, akıllı şehircilikten sosyal konut üretimine uzanan oldukça geniş bir alanda kapsamlı faaliyetler yürütüyoruz. Bu çalışmaların merkezinde, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini esas alan, sahada karşılığı olan ve kalıcı çözümler üreten bir şehircilik yaklaşımı yer almaktadır.

Bu yaklaşımın en somut yansımalarından biri, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen iyileştirme ve yeniden inşa sürecinde ortaya konmuştur. Afetin ardından başlatılan çalışmalar kapsamında; 11 ilimizde 455 bin konut, köy evi ve işyeri hak sahiplerine teslim edilmiştir. Depremden en çok etkilenen illerimizden biri olan Hatay’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin teşrifleriyle 27 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen “455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni” ile deprem bölgesinde vermiş olduğumuz sözleri yerine getirmiş olmanın gururunu millet olarak bir kez daha yaşadık.

Deprem bölgesinde Asrın İnşası, Türkiye’nin Başarısı olarak tarihe geçen bu devasa hamleyle yalnızca yapı üretimine odaklanılmamış; altyapıdan çevre düzenlemelerine, sosyal donatı alanlarından şehir bütünlüğüne kadar tüm unsurlar birlikte ele alınarak kapsamlı bir yeniden inşa modeli uygulanmıştır. Bu çalışmalar, Cumhuriyet tarihimizin en büyük konut ve şehircilik seferberliği olarak hayata geçirilmiştir.

Deprem bölgesinde elde edilen bu tecrübe ve güçlü organizasyon kapasitesi, ülke genelinde yürüttüğümüz konut politikalarına da yön vermektedir. Bu çerçevede Ev Sahibi Türkiye temasıyla hayata geçirilen 500 bin sosyal konut projesi, dar gelirli vatandaşlarımızın güvenli ve erişilebilir konutlara ulaşmasını hedeflemekte; sosyal donatı ve yaşam alanlarıyla birlikte şehirlerimizin planlı, dengeli ve sağlıklı biçimde gelişmesine katkı sunmaktadır. Toplam 8 milyon 840 bin kişinin başvurduğu ve şartları sağlayan geçerli başvuru sayısının ise 5 milyon 242 bin olması projeye gösterilen yoğun ilgiyi ve bu yaklaşımın sahadaki gerçek ihtiyaçlara karşılık verdiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Sosyal konut projeleri, yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan yapılar değil; altyapısı tamamlanmış, çevresiyle uyumlu ve yaşam kalitesi yüksek yerleşim alanları olarak tasarlanmakta; vatandaşlarımızın beklentilerine bütüncül bir çözüm sunmaktadır.

 

Şehirlerimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren kentsel dönüşüm çalışmaları ise Bakanlığımızın uzun yıllara yayılan en temel politika alanlarından biridir. Bugüne kadar kentsel dönüşüm kapsamında 2 milyon 510 bin bağımsız bölüm yenilenmiştir.

Kentsel dönüşüm yalnızca yapı yenileme süreci olarak ele alınmamış; kira yardımı, faiz desteği, kamulaştırma ve proje destekleriyle sosyal boyutu da gözetilmiştir. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 474 milyar liralık kamu kaynağı, kentsel dönüşüm projeleri için vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur. İstanbul başta olmak üzere birçok ilimizde yürütülen dönüşüm çalışmalarıyla, afet risklerinin azaltılması ve güvenli yapı stokunun artırılması yönünde kararlı adımlar atılmaktadır.

Tüm bu büyük ölçekli faaliyetlerin sağlıklı biçimde planlanması, izlenmesi ve yönetilmesi ise veriye dayalı karar alma süreçleri ile mümkün olmaktadır. Bu noktada Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi; sosyal konut projelerinden kentsel dönüşüm uygulamalarına, afet sonrası yeniden inşa çalışmalarından çevresel izleme faaliyetlerine kadar pek çok alanda kamu yönetiminin temel altyapılarından biri olarak öne çıkmaktadır. Mekânsal bilginin doğru, güncel ve birlikte çalışabilir biçimde üretilmesi; sahadaki uygulamaların etkinliğini artırmakta ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasına katkı sağlamaktadır.

Türkiye’de ulusal coğrafi bilgi sisteminin kurulması, kullanılması ve geliştirilmesine ilişkin iş ve işlemler, coğrafi bilgi teknolojilerinin etkin kullanımını teşvik etmek ve Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’nu kurup işletmek görevleri Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğümüzün uhdesinde yürütülmektedir. Bu kapsamda Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu geliştirilmiş; e-devlet ile entegrasyonu tamamlanan platform 2025 yılı itibarıyla yayına alınmıştır.

Çevre, Şehir ve İklim dergimizin bu sayısında coğrafi bilgi sistemleri tüm boyutlarıyla dosya konusu olarak ele alınmakta; coğrafi bilginin kamu politikalarının tasarımından uygulamaya kadar uzanan süreçlerde üstlendiği kritik rol, akademik bir çerçevede değerlendirilmektedir. Bu çalışmaların; sahada yürütülen büyük ölçekli projelere entelektüel bir zemin sunmasını, karar alma süreçlerine katkı sağlamasını ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmesini temenni ediyorum.

Bu vesileyle, derginin hazırlanmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, hakemlerimize, editör ve yayın kurulu üyelerimize teşekkür ediyor; çalışmaların ülkemiz, şehirlerimiz ve geleceğimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Murat KURUM
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı